 Türkiye Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Tema Grubu, UNAIDS’in (Birleşmiş
Milletler Ortak HIV/AIDS Programı) ve Ulusal AIDS Komisyonu’nun da oluşum yılı
olan 1996 yılında kurulmuştur. Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Tema
Grubu’nun üyeleri arasında; UNDP, UNICEF, UNFPA, UNHCR, UNODC, WHO, WB, WFP,
FAO, ILO ve IOM bulunmakta olup, Tema Grubu’nun şu andaki başkanlığını UNICEF
yürütmektedir. BM HIV/AIDS Tema Grubu, ortaklar ve donörler ile
koordineli bir ortamda çalışarak; planlama, uygulama ve izleme imkanı sunacak
bir platform oluşturmakta ve böylelikle ülkenin HIV/AIDS yanıtına destek
olmaktadır.
|
|
Devamını oku...
|
|
HIV ile yaşayan kişi için damgalanma ve
ayrımcılığa maruz kalmak; çoğu zaman, enfeksiyonun kendisi ile başa çıkmaktan
daha zordur. Toplum, “farklı” olan insanlara karşı acımasız olabilir ve bu
farklılık HIV pozitif olmaktan kaynaklandığında, ayrımcılığın acısı çok ağırdır.
|
|
Devamını oku...
|
|
HIV’in açılımı; “İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü”dür ve İngilizce “Human Immunodeficiency Virus” kelimelerinin baş harfleri alınarak tanımlanmıştır. Bu virüs, bağışıklık sistemini etkileyerek AIDS ile ilgili hastalıklara neden olabilmektedir. Virüs, bulaştığı insanın vücudunda yıllarca belirti vermeden kalabilir.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
 Kendimizi sorgulama zamanı geldi. HIV pozitif
olmak, bir insanın sadece vücudunda bir virüsü taşıdığının ve bu virüsle
yaşayacağının bir belirtisidir. “Ötekileştirmeye” sebep değildir.
Bu virüs bir insan virüsüdür. Yargılamak ve AIDS’e sırtını çevirmek, sadece bu
virüsün işini kolaylaştırır.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
HIV+ arkadaşlarımız suçlu değil. Hepimiz gibi
sevinçleri, hüzünleri, mutlulukları, sıkıntıları, istekleri, umutları ve
hayalleri var. Birkaç gün önce bir arkadaşımın dediği gibi “Bu hastalığın
kendisi değil, sicili bozuk”. Artık bu kötü sicili silelim.
|
|
Devamını oku...
|
|
 Türkiye’de ilk AIDS vakası 1985 yılında teşhis edilmiştir. HIV pozitif ve AIDS vakalarının toplam sayısı Ekim, 1985 – Aralık, 2006 tarihleri arasındaki dönemde 2544’e ulaşmıştır. Sürveyans sistemindeki ve sağlık bilgi ağındaki sorunlara bağlı olarak, resmi rakamlar vakaların gerçek sayısını yansıtmamaktadır.
|
|
Devamını oku...
|
|
 AIDS salgınına dikkat çekmek için son yıllardaki
küresel çabalarda ümit verici gelişmeler olmuştur. Bu gelişmeler; etkin
tedaviye erişim ve önleme programlarını içermektedir. Ancak, HIV virüsü ile
yaşayan insan sayısı artmaya devam etmektedir, buna bağlı olarak AIDS’e bağlı
olan ölümlerin sayısı da artmaktadır.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
1 Aralık günü; HIV
enfeksiyonunun yayılımı, toplumda bu konuya karşı bilincin
arttırılması, korunma gibi konuların ve bu enfeksiyonun öneminin
anlatılabilmesi için 'Dünya AIDS Günü' olarak ilan edilmiştir. AIDS’in
simgesi olan Kırmızı Kurdele ise; "AIDS’ i biliyorum, AIDS’ e karşı
korunuyorum ve AIDS’ nedeniyle hayatını kaybedenlere saygı duyuyorum" anlamına gelmektedir.
|
|
Devamını oku...
|
|
Ergenlik dönemi; fiziksel, ruhsal, biyokimyasal ve sosyal yönden hızlı büyüme, gelişme ve olgunlaşma süreçleriyle çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemidir. Adolesan dönemi, genç insanların yeni yetenekler edindiği ve birçok yeni durumla karşı karşıya kaldığı hızlı bir gelişme dönemidir. Bu dönem sadece ilerleme için fırsatlar sunmakla kalmaz, aynı zamanda sağlık ve iyilik konusundaki riskleri de beraberinde getirir.
|
|
Devamını oku...
|
|
|